ucuz kazaklar

Journey ve Beyaz Balıkçı Kazağım

hırkaakazakİnsanoğlu bazı konularda neden kendine hakim olamıyor, hele alışveriş konusunda.  Hele ki ben.

Yaklaşık bir yıl önce Journey marka bir kaç  kazak almıştım ve aldıktan çok kısa bir zaman sonra bir daha Journeyden triko ürün almamaya karar vermiştim.

Gel gör ki, geçen gün yolum oraya düştü. Nasılsa almam da, öylesine bakayım bari diye kendimden emin bir havayla mağazadan içeri girdim. Gayri ihtiyari bir şekilde sanırım, havanın soğuk olmasının insan psikolojisi üzerindeki etkisini de yaşadığımdan trikoların olduğu reyona doğru gitmiş bulundum. Mağazada ne kadar zaman geçirdim bilmiyorum, kaç kıyafet denedim onu da. Ancak kasada kendimi üç dört parça triko ile bulduğumda artık geri dönmek için çok geç kaldığımı farkettim. Çünkü kartın şifresini girmiştim artık. Düşünmeden yaşamak kısmındamıydım o gün hayatın bilmiyorum, ama ben düşünmeden aldığım ürünlerden görüntü olarak memnunum, renkleri de, modelleri de istediğim tarzda.

Ne kadar kullanışlı orasına girmeyeceğim. Gidebildiği yere kadar artık. Her ürünün bir ömrü vardır zaten. (Bize iktisatta bunu öğretmişlerdi.) Belki bu aldıklarımın da ömrü zaten benim bıkacağım zamana kadardır. Tamam, Camper marka ayakkabılar bana on yıl garantili olduğundan belki cazip geldi ama, her ürün o kadar kullanışlı olmak zorunda değil. Zaten zevklerimizi kıyafetlerimizin ömrünün uzunluğuna bağlarsak çok zevkli giyinebileceğimizi sanmıyorum. Çünkü bir çok çook uzun ömürlü üründe tasarım o kadar da dört dörtlük değil.

Neyse ben yine müsrif bir insan görüntüsü çizmeden bu konuyu noktalasam iyi olacak. Aslında ben çok alışveriş yapan biri değilim, sadece aldığı herşeyi yazmayı seven biriyim. Bazen bir dünya çizmek istiyorum kendime, orada sadece maddi bir dünyada yaşamak istiyorum. Belki bu blogda kendimi bu anlamda mutlu hissettiğimden burada böyle yaşamak istiyorum. Ve Bana iyi geliyor. Herkesin hayatta farklı görünmek istediği bir yüzü vardır eminim.

Bazı Konular: